YAT LİMANI HALKIN KATILIMI TOPLANTISI TARTIŞMALARI…

Haziran 24, 2021

Yat Limanı’nın yapılması son günlerde Datça kamuoyunun önemli tartışmalarından biri. Liman inşaatının ve denizin doldurulmasının yasalara aykırı olarak sürdürüldüğü tartışmaları sürüyor. Dosyanın incelenmesi için yeterli zaman verilmeden yaklaşık 1 hafta önce yapılan Halkın Katılımı toplantısının meşru olmadığı ve hukuka aykırı olduğu dile getirilmişti, toplantının iptal edilmesi istenmişti. Bu görüşü dile getirenler, itirazlarının dikkate alınmaması üzerine gerçek dışı verilere dayanan sunumu izlemeyi reddederek salonu terk etmişti.

Yurttaşların gerçek dışı verilerle düzenlenmiş ÇED başvuru dosyasına dayanarak Halkın Katılımı Toplantısı yapılamayacağının söylemesi, bu düşüncelerini demokrasi gereği dile getirmesi, bazı internet sitelerinin ‘çevreciler şaşırdı’, ‘çevreciler toplantıya adeta baskın yaptı’ biçiminde, bu itirazların şiddet gibi gösterilmeye çalıştığı görüldü. Halkın yanıltılmasına dönük bu haberler gazetecilik ilkeleriyle örtüşmemektedir.

datçagündem bu toplantıyla ilgili izlenimlerini okuyucularına aktarmıştı, bu defa da Muğla Çevre Platformu gönüllüsü Güngör Erçil’in, Ekoloji Birliği internet sitesinde yayınlanan, halkın katılımı toplantıları ve katılımla ilgili yazısını yayınlıyoruz.

datçagündem

Yazının devamını oku »


Datçalılar Deniz Poyraz’ı Faşizme Karşı Omuz Omuza Sloganları ile Uğurladı.

Haziran 18, 2021

Aydın Bodur

HDP İzmir İl Örgütü dün (17.06.2021) öğlen saatlerinde faşist odakların nefret söylemleri ile  yönlendirilmiş silahlı bir grubun saldırısına uğradı. Saldırıda HDP üyesi ve çalışanı Deniz Poyraz üst üste kurşunlanarak öldürüldü. İl binası yakılmak istendi. Öldüren faşist,  insanlık dışı vahşetini sosyal medyadan yayınladı. Hunharca işlediği bu cinayeti planlı ve kasıtlı yaptığını, silahla saldırdığı il binasında önüne başkaları da çıksaydı onları da öldüreceğini açıklamaktan kaçınmadı.

Yazının devamını oku »


Datça Yat Limanı Halkın Katıl(amama) Toplantısı Yapıldı!

Haziran 17, 2021

Ferhan Umruk

Datça’nın ılıca gölüyle, Taşlık plajıyla doğal güzelliğini, denizin florası ve faunasıyla zengin koyunun, raporda açıklandığı üzere 435 yatın olacağı, daha ötesinde yüzer dalgakıran iskelelere bağlanacak olan yatlarla 600 rakamına ulaşacak boyutlarda liman ve otel, çekek yeri, dükkanlar, ofislerle Datça bir doğa yıkımıyla karşı karşıya kalıyor.

Bugün saat 14.00’te Yeşim Kafe salonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı liman projesi için ÇED gereği olarak halkın katılım toplantısı düzenledi.

Toplantı 60 kadar yurttaş katıldı.

Toplantıyı Çevre Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü yetkilisi açarak, liman yapımını üstlenen firma yetkilisinin açıklama yapacağını, toplantıya katılanların çalışmaları varsa bunların tutanağa kaydedileceğini söyledi.

Bu kısa konuşma üzerine toplantıya katılanlardan Güngör Erçil söz isteyerek, Bu toplantının mevzuata aykırı olduğunu belirtip ‘Hazırlanan ÇED raporu bir ÇED raporu değildir. Çevrenin korunmasına dair rapor değil, bu marinanın teknik olarak nasıl yapılabileceğine dair bir rapordur.

İkinci olarak 1998’de başlamış olan marinanın yapımı için 17 gün önce yapılan ilanla bu kısa süreye sıkıştırılmasıyla, burada yapılan bu toplantının gerçekten halkın görüşlerinin ifade edilmesine uygun olmadığının göstergesidir. Ekleriyle birlikte 834 sayfalık bir rapor var ortada bunu nasıl inceleyecek Datça halkı ve görüşlerini bildirecek.

Yazının devamını oku »


İlerleme, kalkınma ve büyüme adına yok edilen doğa, çürüyen toplum…

Haziran 15, 2021

Resmi Twitter'da görüntüle

Fikret Başkaya

Kapitalizm, mülksüzleştirerek sermaye biriktirmektir. İnsana ve doğaya zarar vermeden, sosyal kötülükleri azdırmadan, ekolojik dengeleri aşındırmadan yol alması mümkün olmayan, absürt, lanetli bir sistem, bir üretim tarzıdır… Gerçek durum böyledir ama söylem başkadır… Maalesef, insanlar ekseri yıkılanı değil, yapılanı görme eğilimindedirler… Ve bu tavır olup bitenleri meşrulaştırıyor, egemenlerin işini kolaylaştırıyor… Kapitalizmin ürettiği, kapitalizmi de yeniden ve yeniden üreten, sıradan insanı büyüleyen ileri teknolojiler, toplumsal refahı, iyi yaşamı değil, kârı artırmanın hizmetindedir… İşte şimdilerde insanlığın içine sürüklendiği çöküş tablosunun gerisinde, sistemin bu yıkıcı, yok edici temel eğilimleri ve dinamikleri var… Bu da kapitalizm dahilinde bir gelecek yok demektir…

Yazının devamını oku »


Denizimiz Kıyılarımız Hepimizindir: Datça Yat Limanı İnşasına Dur Diyoruz…

Haziran 15, 2021

Aydın Bodur

Datça Yat Limanı bir yılan hikayesine dönmüş: 30 yıla yakın bir görünüp, bir kayboluyor, epeyce de çetrefilli yanlarıyla tartışılması gereken çok ama pek çok argümanı var. Bir kesim insan tarafından “Bir yat limanı lazım, hem de hemen lazım”, 30 yıldan fazladır söylenen sadece bu.

Datça yarımada’dan çok neredeyse bir ada. Elbette Datçalının denizle ilişkisi güçlü olacak. “Hem denizciler, denizi korur” değil mi  (gerçi denizi korumaya çalışan denizciler kadar, kendini denizci-işletmeci ilan edip korumayanları da tanıyorum)? Elbette ihtiyacı neyse, yakışanı neyse bir limanı da olacak.  Gerçi  Karaköy, Mesudiye, Palamutbükü vb. gibi değişik yerlerde birden çok limanı/bağlama yerleri de oldu Datça’nın bu süre zarfında, o da ayrı mevzu! Ha bir de Datçalılar turizmden ekmek yiyor.  “Limanı biraz da büyük yaparsak, günübirlikçi sırt çantalı turist yerine, çoook  para harcayan yatçılar gelecek” deniyor. Yani yola çıkarken köpürtülen arzular, arzular…

Yazının devamını oku »


Sahil kasabasına yerleşmemeniz için 11 sebep

Haziran 13, 2021

Özge Ç. Denizci

Yazın gelişiyle birlikte sahil kasabasına yerleşme planları tekrar gündeme gelmiş olabilir düşüncesiyle size birkaç not ileteyim dedim. İşte size o sebeplerin ilk 11’i…

1- Neredeyse bütün sahil kasabaları şantiye alanı gibi. Yani yerleşmeyi planladığınız yerde hali hazırda inşaat yoksa bile bu yakın bir tarihte cumartesi pazar dahil olmak üzere kepçe, çekiç ve mikser gürültüsüyle uyanmayacağınız anlamına gelmiyor. Ha bir de konunun tozsal kısmı var. Ah ya büyük şehirdeki inşaat tozundan kaçtım geldim derken bir de bakıyorsunuz ki elinizde bez sürekli toz alıyorsunuz. Hem de şehirdekinden çok… 

2-Kasabanın yolları yeni yapılmış, “oh” diyorsunuz “mis”… Ancak aynı inşaat kamyonları zaman zaman altyapısı zaten özel şirketlere emanet asfaltı bozmakla kalmıyor bir de sürekli boru patlatıyor. Her yer çamur. Aracınız varsa en az haftada bir yıkamaya götürmeniz şart.

Yazının devamını oku »


Haliç’i Temizledik, Sıra Marmara Denizinde: ya da “Tamamen Ekolojik Liman”!

Haziran 5, 2021

Aydın Bodur

Hatırlayanlarınız var mı, Bedrettin Dalan’ı? “Haliç’i gözleri kadar mavi yapacaktı” hani? O güne kadar Haliç’e akıtılan pisliği arıtma maliyetinden kaçarak Marmara’ya vermeyi dillendiren İstanbul’un Belediye Başkanı. Sonrakiler de “fena” değildi! Nasıl da temizledik Haliç’i diye kasım kasım gezinen Belediye Başkanlarını da hatırladınız değil mi? Ne masallar dinlemiştik kendilerinden?
Kolektörler vasıtasıyla Haliç’in dibinde biriken tüm pisliği toplayıp Marmara’ya basmasıyla ilk toplu balık ölümlerinin görüldüğünü hatırlatıyor uzun yıllardır Marmara Denizinde çalışan Hidrobiyolog Levent Ardüz (https://www.milliyet.com.tr/gundem/artik-geri-donus-yok-6523505). Biz aslında Marmara’yı 1989’da kaybetmeye başladık demeye getiriyor. Eğer böyle giderse, ön arıtması yapılsa bile Marmara’ya akıtılanlarla bugün beyaz bir tabaka oluşturan müsilajın yerine, daha da kötüsü bütün Marmara Denizini kaplayacak ekşi ekşi çürük yumurta kokan simsiyah devasa bir çukurun “müjde”sini veriyor. Nasıl ama “gözlerinin mavisi”nden, “müsilaj beyazı”na dönmek de yetmiyor… Yakında “ölümün siyahlığı”nı da göreceğimizi söylüyor. Daha da ileri gidiyor, ön arıtma yerine gerçekten arıtma yapılmazsa sıranın Karadeniz’e, sonra Ege’ye ve kimbilir daha nerelere daha geleceğini anlatmaya çalışıyor, kaybolan deniz eko-sistemini sorguluyor.
Oysa temizlik adına yapılanın aslında çok daha büyük bir denizi yok etmek üzere bir aldatmaca olduğunu çok ama çok önceden söylüyordu, bilim insanları, çevreciler, akıl ve izan sahipleri…


Yazının devamını oku »


DATÇA BELEDİYE MECLİSİ HAZİRAN AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTI NOTLARI…

Haziran 1, 2021

Mehmet Erdal

Haziran ayı meclis toplantısına CHP-10, AKP-3, MHP-2 meclis üyesi ile tam kadro katıldı. Basın olarak baştan 3 kişiydik; bilahare, ikiye düştük. Başkan saat 10.32’de salona girdi. Meclis üyelerini, biz basın mensuplarını ve canlı yayında toplantıyı izleyen izleyicileri selamladı. Sevgilerini sundu.

Bugün, hepimizin beklediği ‘normalleşmeye geçiş’ idi ama olmadı, dedi. Alınan tedbirler ve uyulan kurallar nedeniyle vaka ve ölüm sayısı her ne kadar düşmüş olsa da aşıların yapılamamış olması ve bazı tedbirlere uyulmaması nedeniyle istenilen tabloya ulaşılamamıştı. Restoranların vb. iş yerlerinin sabah 07.00 ile akşam 21 00 arası açık olması yeterli değildi ama yine de hiç yoktan iyiydi… Okullar açılıyordu…

Başkana göre, bu kararlar Cuma günü açıklanmalı ve hazırlık için yurttaşlara bir zaman bırakılmalıydı; öyle, akşam kararları açıklayıp, sabah haydi okula, olmuyordu… Dün bir TV kanalında, Adanalı bir karpuz üreticisinin bir kamyon karpuzunu satamadığı haberini izlemiş ve üreticilerin halini bilen bir başkan olarak, çok üzülmüştü. Datça’da üretimin yoğunlaşacağı Yaz Sezonuna giriliyordu. Üreticinin ürünü tarlada kalıp heba olmasın ve pazarda zamanında satıp kazanabilsin, diye, pazar yerlerindeki tek-çift numara uygulamasına son veriyordu. Yalnız, üreticilerimizden, pazarcılarımızdan maske-mesafe ve hijyen kurallarına uymalarını, bu konuda dikkatli olmalarını istiyordu. Pandemi ile mücadele devam etmeliydi…

Yazının devamını oku »