DATÇA BELEDİYE MECLİSİ ARALIK AYI TOPLANTI NOTLARI


Mehmet Erdal

Datça Belediye Meclisi olağan toplantılarına 2019 yılı Nisan ayından itibaren bir yurttaş olarak katılmış ve bu toplantılara ilişkin yazılarımı da ‘Gayriresmi tutanaklar’ olarak nitelendirmiştim; haliyle, bu yazılarımı, farklı bir formatta yazmaya çalışmıştım. Bu yazılarım, meraklı okuyucu için, neredeyse, tek ‘tam adres’ olmuştu. 2020 Aralık ayı toplantısına ilişkin yazılarımı ise ‘Notlar’ biçiminde yazacağım.

*** 1) Belediye girişinde, görevliler, gelen ziyaretçilere neden geldiklerini sorup, HES kodu istiyorlardı. Belediye Meclis toplantılarına yalnızca basın mensuplarının girebileceği, daha bu aşamada bildiriliyordu.

2) Kasım ayı olağan toplantısı bitiminde Belediye Başkanınca da ifade edildiği gibi, Koronavirüs salgını nedeniyle, artık, Belediye Meclisi toplantılarına, basın dışında, yurttaşlar katılamayacak. Böylece, Belediye Meclis toplantılarına, dinleyici ve dahası, toplantının resmi bölümü bitimi sonrası dertlerini dile getirme anlamında yurttaşların katılımının gerçekleştiği Datça örneği, sona ermiş oldu.

3) Belediye Meclis salonu, önceki toplantılara göre yeniden elden geçirilmiş ve Meclis üyelerinin oturdukları sandalyelerin ve masaların araları açılmıştı. Basın masasında bir sandalye ve izleyicilerin sandalyelerinin olduğu yerde ise yalnızca iki sandalye vardı.

4) Toplantı başlamadan önce, ilk olarak Meclis salonuna AKP ve MHP Grup Başkan Vekilleri girdiler. AKP Grup başkan Vekili Haluk Laçin, yapılan düzenlemeye itiraz etti ve masaların aralarının daha da açılması gerektiğini söyledi. Dışarıya çıktılar. Görevliler gelip Kent Konseyi masasını dışarıya çıkardılar; basına ayrılan masa ve sandalye, önceki toplantılarda izleyicilerin oturduğu yere taşındı; meclis üyelerinin masalarının ve sandalyelerinin arası yeniden düzenlendi.

5) Toplantıya CHP-9, AKP-3 ve MHP-2 meclis üyesi olarak katıldı. Basın bölümünde üç kişi vardı.

6) Saat 09.30’da Başkan salona girdi. Yerine oturdu. Durum kritik, diye sözüne başladı. Başkana göre her yer kıpkırmızı, idi. Dün akşamki haberlerde 188 kişinin öldüğü, duyurulmuştu. Yaz sezonu öncesi, Datça’da pozitif vaka yok, diye seviniliyordu, ama şimdi durum böyle değildi. Kızlan’da pozitif vakalar olduğu tespit edilmişti. Akşam Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını izlerken, bir ara, Belediye Meclis toplantılarının da yasaklanabileceği endişesine kapılmıştı. Haliyle, durum böyleyken, bu toplantının da hızlandırılarak, çalışmaların çabucak sonlandırılması sağlanmalıydı…

7) Başkanın verdiği bilgiye göre, akşam Cumhurbaşkanının açıklamasındaki yasaklar çerçevesinde, Cumartesi günü İskele Mahallesinde kurulan Halk Pazarı Cuma’ya alınmıştı. Pazar günü Palamutbükü’nde kurulan Halk Pazarı için ise zabıta ile görüşmüş ve onlara, pazarcılarla konuşarak uygun bir günün birlikte tespit edilmesini istemişti.

8) Başkan, söz pazaryerlerinden açılmışken, bir konuya açıklık getireyim, diyerek, Kasım ayı olağan toplantısında verdiği bilgilerden sonra Datça’da yoğun bir biçimde tartışma konusu olan FB’li Volkan’dan geldiği ifade edilen yeni pazar yeri yapımı önerisine sözü getirdi. Başkan, teklif kendisine iletildikten sonra, çok doğal olarak, bu tekliften meclise bilgi vermişti. Kendisi dahil 15 meclis üyesi durumu değerlendirmek zorundaydı. Datçaya sahip çıkmak, görevleriydi. Üreticiye, tüketiciye, esnafa…sahip çıkmaları gerekiyordu. Datça’da korunması gerekenler, yalnızca pazarcılar ve üreticiler değildi; tüm Datçalılardı… Üretici malını en uygun fiyata satabilmeliydi…Kendisi, yalnızca, teklif var, demişti. Datçalılar olarak değerlendireceğiz, demişti. Belediye olarak, her şeyin hesabını yapmak zorundaydılar. Taslak projeye bakmışlar ve en az 20 milyona çıkacağı hesaplanmıştı. Evet 7200 m2 yere bu tesisi yapmak için bu kadar para gerekiyordu. Evet, teklif gelmiş ama onlar değerlendirecekti. Volkan’dan değil, kimden gelirse gelsin, değerlendireceklerdi. Ayrıca, pazar yerindeki işgaliye fiyatlarını, belediye belirleyecekti. Öyle, sanıldığı gibi üreticiyi mağdur ettirmeyecekler ve hakkını yedirmeyeceklerdi. Kimse mağdur edilmeyecekti…Datça’nın hafriyat döküm alanı, Cumhurbaşkanı’nın önündeymiş. Ne zaman imzadan çıkacağını bilemiyorlarmış. Hafriyat ile ilgili yer konusunu sorduklarında, ilgililer, en yakın yer Marmaris, diyorlarmış. Allah için hangi Datçalı, hafriyatını Marmarise götürüp dökerdi. Bu konudaki sorunlarla boğuşup duruyorlardı. Bu hafriyat yeri belli olur olmaz, yeni pazar yeri işine girişeceklerdi…Başkan, sözü, Sol Parti Datça İlçe Örgütü’nün ‘Sosyete Pazarı Önerisi Üzerine’ başlıklı basın açıklamasına getirdi (Anlaşılan oydu ki, Başkan, bu konunun Sol Parti Datça İlçe Örgütü tarafından bir basın açıklaması yoluyla kamuoyunca tartışılmaya açılmasına ve bu boyutta tartışılmasına biraz öfkeliydi.): Sol Parti’nin açıklamasını anlayamıyordu. İstanbul’daki adı ‘Sosyete pazarı’ idi. Adından yola çıkılarak yorum yapmak doğru değildi. Ayrıca, Ankara’dan İstanbul’a geçiş gerekçesi de bu değildi; gitmişken, verilen örneği görmek ve bir fikir oluşturmak istemişti…O kadar! Bu konuda Kasım ayındaki meclis toplantısında her şeyi açık açık söylemişti. Ama anlayamıyordu. Bu pazar yerinin üzerine iş yerleri yapılacaktı. Belki müteahhide, al bunların on (10) tanesi senin olsun, denilecek ve anlaşma yapılacaktı. Müteahhit kim olursa olsun, konuşulacak ve anlaşılacaktı…(Başkanın konuşmasının ayrıntısı için, Datça Belediyesi Facebook sayfasındaki Kasım ve Aralık aylarına ait canlı yayın videoları izlenebilir. Sol Parti Datça İlçe Örgütü’nün adı geçen basın açıklaması ise farklı yerel haber sitelerinden bulunup okunabilir.)

9) Reşadiyedeki yol iyileştirme çalışmaları bitmiş ve müteahhitten geçici kabul yapılmıştı. Buraya 680 bin TL harcanmıştı. Bunun %45’ini Valilik gönderecekti; hala gelmemişti. Geldiğinde, müteahhide kalan borç da ödenecekti.

10) Belediyenin şirketinde 125 kişi çalışıyordu. Bunların maaşları ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine dair düşünüp duruluyordu. 2700 TL. alan yalnızca 3-4 kişi vardı. Gerisi 3000 TL. üzeri maaş alıyordu.

11) Belediyenin en önemli gelir kaynağı emlak vergileri, idi. Belediyenin toplam emlak vergisi 9 milyon 714 bin TL idi. Bilindiği üzere, bu iki taksitte alınıyordu. Mayıs ayında, yani ilk taksitte 2 milyon küsur, Kasım ayındaki ikinci taksitte de 1 milyon küsur, böylece toplam 4 milyon civarında bir emlak vergisi elde edebilmişlerdi. Yani, gelir, olması gerekenin %50’nin altında idi. MHP Grup Başkan Vekili Serdar Ören, bu konuda, yönetimi, sürekli eleştiriyordu. Bu nedenle, Başkan, Belediyenin Hesap İşlerine bir görevli vermişti; bu görevlinin işi, mükellefleri ikna etmek ve alacağı tahsil etmekti. Ama, mükellef, Başkanım, yapılandırma çıkacak, deyip, ödemeyi erteliyordu. 3’mü 4’mü ne olmuştu; ikide bir yapılandırma yapılıyordu. Tamam, yapılandırmaya karşı değildi. Ama, hangi yapılandırmada, vatandaş, ilk taksidi ödedikten sonra gerisini getiriyordu. Önemli olan, yapılandırma değil, vatandaşın ödeme gücünün olmasıydı. Sorun buradaydı…

12) (Saat 10.00) MHP/Serdar Ören:Kendisi, kronik sorunlara çözüm için tahsilatın hızlandırılması önerisinde bulunmuştu, yoksa vatandaşın üzerine gidilsin, diye değil. Hesap işlerinde bir görevli görevlendirdiği için, teşekkür ediyordu. 10 Kasım Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde meydandaki törene katılanlara teşekkür ediyor ve 24 Kasım nedeniyle bütün öğretmenlerin öğretmenler gününü kutluyordu. En işlek caddelere, Datçalı şehitlerin adının verilmesini öneriyorlardı. Ayrıca, yıllar sonra da olsa, işgal altındaki topraklarına yeniden kavuşan kardeş Azerbeycan halkını kutluyorlardı. Bir de ricası vardı; araçları ile seyahat eden vatandaşlar, lütfen, yediklerinin ambalajlarını, araçlarının pencerelerinden dışarıya atmamalıydılar.

13) AKP/Haluk Laçin: Serdar beyin 10 kasım ve 24 Kasım ile ilgili söylediklerine katılıyordu. Kış aylarına girildiği için, virüs nedeniyle daha dikkatli olunmalıydı. Hijyen ve temizlik konusundaki çalışmaları nedeniyle Belediyeye teşekkür ediyordu. Daha önce de Hastane yoluna dikkat çekmişti. Gidip yerinde inceleme yapmıştı. Hastaneye giden yol çok dikti; alçaltılmalı idi. Ayrıca, alternetif yollar üzerine düşünülmeliydi. Kızlanaltındaki iptal olunan 18 uygulaması nedeniyle şikayetler alıyorlardı. Söylenenlere göre, bir dönem, bu bölgede arazisi olanlardan, emlak vergisi alınmıştı.

14) CHP/Can Canbey: Serdar ve Haluk beylerin söylediklerine yürekten katılıyorlardı. Onlara düşen, 10 Kasım’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları hakkında konuşmaktı. (Can bey, bu noktada, Atatürk üzerine, kendi ifadeleriyle, kısa bir malumat verdi.) Can beye göre, ilçemizdeki bütün STK’lara (Sivil Toplum Örgütleri) ve siyasal partilere, Milli bayram törenlerine katılmaları tavsiye edilmeliydi. Ayrıca, son bir ayda çatışmalarda ölen asker ve polislerin ailelerine baş sağlığı diliyorlardı.

15) Başkan: Çevre temizliği konusunda çalışan personelin sayısı belli idi. İller Bankasından nüfusa göre gelen katkı payı, her ay 600 bin TL. idi. Yalnızca çalışanların maaşları ve sigortaları ise 1 milyon TL.’nin üzerindeydi. Belediye, 22 bin 200 nüfusa bu personel ile hizmet etmeye çalışıyordu. Daha fazla personel almaları olası değildi. Onun için, vatandaşlara, adresinizi Datçaya getirin, çağrısı yapıyorlardı. Vatandaş, Datça ikinci adresim, diyordu. Bunun bir yararı yoktu… Kendilerine, yollara çöp atmayın levhası koyun, önerisi geliyordu. Vatandaş, çöplerinizi yollara atın, levhası var diye mi çöplerini arabasının camından dışarıya atıyordu? Hayır. Atıyordu işte!..Kızlanaltındaki olay 20 yıldan beri devam edip geliyordu. Maliye, itiraz ettiği için 18 uygulaması iptal olmuş ve araziler, yeniden tarım arazisi statüsüne dönmüştü. 250 parselin ölçümü yanlış yapılmış, deniyordu. Peki, 2001-2002 yıllarında, 18 uygulaması nasıl yapılmıştı? Şimdi, Tapu Kadastro ölçüm yapacaktı. İki personel ile bu kadar parselin ölçümünü nasıl yapacaktı? Ayrıca, yasada boşluk vardı; 18 uygulaması kesinleşmeden, vatandaştan vergi alınamaz, diye yazılmalıydı. Yetkililere defalarca söylemişti. Ama, bir adım yol alınamıyordu.

16) (Saat,10.50) Toplantının resmi bölümüne geçildi. 1) İzmir/Gaziemir Belediyesi’nin ‘Kardeş Belediye’ teklifi oylandı ve kabul edildi. 2) Sokak ismi değişikliği: Yıl içinde, bu konunun Aralık ayı toplantısında görüşülmesi kararı olduğundan, bu konu ve ayrıca, CHP Grubunun, Kent Parkı’nın ‘Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ya da ‘Atatürk’ parkı olarak değiştirilmesi (Gündeme 4.madde olarak eklenmişti) ile bir yurttaşın, Burgaz’da 153. Sokağın adının Sabahattin Ali sokağı olarak değiştirilmesi önerisi, görüşülmek üzere, bütün komisyonlara sevk edildi. AKP ve MHP Grupları, Datçalı şehitlerin adlarının cadde ve sokaklara verilmesinde ısrar ettiler. (Başkan, önceki Meclis toplantılarında olduğu gibi, bu toplantıda da, Sabahattin Ali’den bahsederken, onun söylediğini söylediği ‘Vicdanlı insan solcu olur’ sözüne atıfta bulundu. Serdar bey, Başkanım, o zaman, biz vicdanlı değil miyiz?, diyerek serzenişte bulundu. Haluk bey, Başkanım, bu reklamlara girdi, dedi.) CHP Meclis üyesi Mutlu bey, grup adına, Dere Sokağına, ölen polis memurunun adının verilmesini önerdiklerine dair yazılı bir öneriyi sundu. 3) 2021 yılı evsel katı atık toplama taşıma hizmet tarifesi: Bu konunun komisyonda görüşülmesi ve komisyon görüşünün hazırlanması için toplantıya ara verildi. (Sonrasını canlı yayından izledim) İkinci oturumda, fiyat tarifesi, komisyondan geldiği gibi kabul edildi.

One Response to DATÇA BELEDİYE MECLİSİ ARALIK AYI TOPLANTI NOTLARI

  1. Ahmet akbolat dedi ki:

    Serdar Ören sende vicdan olsa benim paramı,çalışanın hakkını verirsin sana SADAKAM olsun

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: