Datça/ Mülkiyeliler Birliği Eğitim Krizini Konuşuyor

Eylül 29, 2019

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, iç mekan

Aydın Bodur

“23 yıl 8 ay 17 gün sınıf öğretmeniydim”. Datça Mülkiyeliler Birliğinin Eğitim Krizi ile ilgili toplantısında öğretmenlik deneyimlerini anlatmaya başlayan konuşmasında ilk sözleri bunlar oldu, Adana Eğitimsen üyesi, Yalçın Alçiçek’in. Yalçın Öğretmen, 675 sayılı KHK ile öğretmenliğine son verildi, onbinlercesi gibi… Hatay Eğitim Fakültesinden mezun olduğunda Ağrı-Eleşkirt’in Dolutaş (namı diğer Mardo) Köyünde göreve başlamış. Okul, birleştirilmiş eğitim veren bir ilkokul. Birden beşe bütün sınıflar birlikte ders alıyor. Birçoğu Türkçe bilmeyen öğrencileri var Yalçın Öğretmenin. “Bunlar bize anlatılmadı” diyor, Yalçın Öğretmen, “el yordamıyla, deneye yanıla öğrendik, iletişim bile kuramadığımız öğrencileri, eğitmeyi”… “Zor çözdük dil problemini, en doğrusu ana dilde öğretimdi, elbette” diyor. “Doğal bir hak ama çözemedik hala” diye anlatmaya devam ediyor.

Yazının devamını oku »


KÖMÜRSÜZ BİR MUĞLA İÇİN İKLİM GREVİ

Eylül 25, 2019

Aydın Bodur

20 Eylülden başlayarak bir hafta boyunca, genç iklim aktivisti Greta Thunberg ve Türkiyeden Atlas Sarrafoğlu gibi gençlerin çağrısı ile Türkiye’de de birçok ilde İklim Krizi için eylemler yapıldı.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve açık hava

Muğladaki adres, Milas ve Yatağan’da kömür madenlerinin yok ettiği yaşam alanlarının yanıbaşıydı. MUÇEP-Muğla Çevre Platformunun çağrısıyla, Datçalı gönüllüler de 20 Eylül’de termik santrale kurban edilen 60 hektarlık bir orman alanında, Milas Akbelen Karacaköy, Çamköy, İkizköy köylüleri ile birlikteydi. Verimli topraklarda santralin dumanı-zehiri ile çoktan verim düşmüş.

Yazının devamını oku »


“Geri dönüşüm, organik gıda, bisiklet… Dünya böyle kurtarılmaz”

Eylül 23, 2019

zizek ile ilgili görsel sonucu

* Slavoj Zizek

Suçu bireylere atmak dünyanın yıkımının gerçek nedenlerini gizliyor: Kapitalizm ve Ulus-Devletler.

2016 yılının Ocak ayında dumanlı sisle boğulan binlerce Çinli kentli solunacak bir hava bulmak için kıra kaçtılar. Bu “mahşerhavası” 500 milyon kişiyi etkiledi. Büyük kentlerde günlük yaşam mahşer sonrası bir filmin sahnelerine dönüştü: Gaz maskeleriyle insanlar sokakları bir cüppe gibi saran feci bir sisin içinde dolaşıyorlardı.

Dumanlı sis sığınmacıları

Bu ortam sınıfların ayrımını ortaya çıkarıyor: Sis havaalanlarını kapatmadan önce, sadece uçak bileti satın alabilecekler kentleri terk edebildiler. Yetkilileri bağışık tutmak için Pekinli yasakoyucular bu dumanlı sisi sanayi kirliliğinin sonucu değil de doğal bir olaymış gibi ele alarak meteorolojik felaketler içinde sınıflamaya kadar gittiler. Aavaşlardan, kuraklıktan, tsunamilerden, depremlerden, ekonomik bunalımlardan kaçan insanlara yeni bir kategori eklendi: Dumanlı sis sığınmacıları.

Bu mahşerhavası çok geçmeden normalleşmenin konusu oldu. Bu durumu dikkate almak zorunda kalan Çinli yetkililer vatandaşların günlük yaşamlarına devam edebilmelerini sağlamak için önlemleri aldılar. Evlerinde kalmalarını ve gerekli durumlarda gaz maskeleriyle çıkmalarını önerdiler. Okulların kapanması çocukları sevindirdi. Kıra kaçmak bir şatafat oldu ve bu küçük gezilerde Pekin uzmanlaşmış seyahat acentelerinin sayısının arttığını gördü. Sanki bir şey olmamış gibi önemli olan paniğe kapılmamaktı. Jeolojik ve biyolojik düzeyde, denemeci Ed Ayres  asimptotik olarak yaklaşan dört “zirve”(hızlanmış gelişme) sayar ve bunlar aşıldığında niteliksel bir değişiklik başlayacaktır: Nüfus büyümesi, sınırlı kaynakların tüketilmesi, karbon gazı salınımı ve türlerin yığınsal yok olması.

Yazının devamını oku »


Uydurma/Yalan Haber Örnekleri

Eylül 20, 2019

Aydın Bodur

Propagandatif düşmanlaştırıcı/uydurma haberler ülkesi Türkiye

Geçen sene Reuters’in uydurma haberle ilgili yaptırdığı bir araştırmada Türkiye başı çekiyor, basılı medyada yalan haber Almanya’nın neredeyse 10 katı… Sosyal medyada yalan haber çok daha yüksek!

Yine medya üzerine yapılan araştırmalarda, Hrant Dink Vakfının Medyada Nefret Söylemi Raporunda da özellikle Yeni Akit, Milli Gazete ve Yeniçağ gazeteleri asılsız ve ayrımcı haber kaynakları olarak başı çekiyor. Araştırmalarda gözlendiği kadarıyla en fazla yalan haber, yabancılaştırılarak, düşmanlaştırılarak yapılıyor…

Uydurma ve ayrımcı haberin mağdurlarının başta Suriyeliler, Yahudiler, Ermeniler ve Kürtler olduğu görülüyor…

Yazının devamını oku »


Demokrasi Farklılıklara Tahammül Rejimidir: Vatan Partisi Demokrasiye Tahammül Edemiyor.

Eylül 14, 2019

Fotoğraf açıklaması yok.

Aydın Bodur

12 Eylülde dışarıdan (Denizli ve Muğla gibi yakın merkezlerden) gelen 10-15 kişi ile gösteri yaparak HDP’nin kapatılmasını isteyen pankartını asan Vatan Partililere Datçalılar tepkiliydi. Atatürk Caddesine asılan pankart biriken halkın tepkileri sonucu indirildi.

Halkların Demokratik Partisi Datça İlçe Örgütü yöneticileri, PKK ile HDP’yi aynılaştıran pankartın, 6.5 milyon oy alarak, meclisin 3. büyük partisi olan HDP’ye karşı nefret suçuna örnek gösterilebileceğini ifade ettiler. Bu davranışın bölücü ve kışkırtıcı bir özellik taşıdığını ve bu pankart nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına da başvurulacağını söylediler.

2018 Haziranındaki Siyasi Parti seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi Datça’da 2102 oyla yüzde 13 civarında oy alırken, Vatan Partisi 108 oy alarak binde 7 oy ile Datça’da pek varlık gösterememişti.


Yangınlarla başlayan WRC Rallisi Marmaris ve Datça’da protesto ediliyor…

Eylül 14, 2019

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar, çocuk ve açık hava

Aydın Bodur

WRC – Dünya Ralli Şampiyonasının 14 Eylül 2019 Datça ayağında, arabalar yarışa başlamadan, Datçalı bir grup çevre/ekoloji gönüllüsü, ellerinde, yarışı, yarışın doğal yaşama verdiği zararları anlatan pankartları ile yarışın başlatılacağı Billurkent otoparkında buluştu.

Ancak yarışları protesto etmeye gelen Datçalıları karşılayan Datça İlçe Jandarması, Datça Sulh Ceza Hakimliğinin 12.09.19 tarih ve 2019/269 D.İş numaralı “Türk Milleti Adına Önleme Araması Kararı”nda “Yarışmalara ulusal ve uluslararası basın, yayın kuruluşlarının ve yerli/yabancı turistlerin yoğun ilgi göstereceği beklenmektedir. Bu kapsamda Datça İlçesi sınırları içinde huzur ve güvenliğin sağlanması, ilke imajını zedeleyici ve/veya suç işlemeyi özendiren veya kışkırtan Türkçe ve yabancı dillerde yazılmış olan afiş ve ilanların asılmasının engellenmesi, belirtilen nitelikteki afiş ve ilanlara ilişkin bildirimlerin toplatılması amacıyla…” yazılı kararını göstererek protesto amacıyla Datçalıların taşıdıkları döviz ve pankartların toplatılacağını duyurdu.

Yazının devamını oku »


DÜNYA RALLİ ŞAMPİYONASI HANGİ COĞRAFYADA YAPILACAK BİLİYOR MUSUNUZ?

Eylül 13, 2019

Görüntünün olası içeriği: yazı

Anadolu Ajansından alınan bilgiye göre “Dünya Ralli Şampiyonası’nın (WRC) 11. Ayağı “Türkiye Rallisi” adıyla 12-15 Eylül’de düzenlenecek. Şampiyona’nın 11. ayağına 22 ülkeden, 54 otomobil ve 108 sporcu katılacak. Türkiye Rallisi, 988,5 kilometrelik parkurda, 310 kilometre uzunluğundaki 17 özel etaptan oluşuyor.”

Evet özellikle 14 Eylül’deki etap çok ÖZEL bir coğrafyada, Datça Yarımadasının Kızlan ve Emecik bölgelerinde.

WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından tüm Avrupa’daki ormanlar değerlendirilerek Avrupa’dan Rusya’dan sonra, en fazla “sıcak orman noktası”na sahip ikinci ülke olan Türkiye 9 orman sıcak noktasına ev sahipliği yapıyor. 9 Orman Sıcak Noktası”ndan birisi de Datça ve Bozburun Yarımadaları.

Datça ve burada yaşayan birçok nadir canlı Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle koruma altında bulunuyor. Bern Sözleşmesi (Avrupa yaban hayatının korunması sözleşmesi), Barcelona Sözleşmesi (Akdeniz’in kirliliğe karsı korunması sözleşmesi), Biyolojik Çeşitliliğin Korunması Sözleşmesi, CITES (Nesli tehlike altında olan flora ve faunanın korunması sözleşmesi), Peyzaj Sözleşmesi (Doğal görünümlü alanların doğal karakteristiklerini bozmamak üzerine ve görsel olarak olsa bile peyzajın bozulmaması üzerine sözleşme) bunlardan bazıları.

Türkiye’deki 18 Özel Çevre Korumasından birisi olan Datça Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi bitki örtüsü bakımından Türkiye’nin en özel alanları arasında yer alıyor. 40’a yakın bitki dünyada sadece Datça Bozburun’da yaşıyor. Akdeniz’e ait bitki örtüsünün yanısıra Akdeniz’in en orijinal makilikleri de burada yer alıyor.

Bu bölgede denizel fauna ve floraya ait 807 tür, floraya ait toplam 1047 takson, 167 karasal omurgasız, 110 balık, 4 iki yaşamlı, 27 sürüngen, 123 kuş ve memeli türü yaşıyor.

Kuş türleri açısından da son derece önemli bir alan olan Datça Bozburun’da, 123 kuş türü görülüyor. Örneğin, Ada martısı dünyanın en nadir türlerinden biri sayılıyor ve nesli küresel ölçekte yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Diğer martı türlerinin aksine biyolojisi gereği insan faaliyetlerinden çok olumsuz etkilenen ve ürkek bir tür olan ada martısı bu coğrafyadaki yapılaşmadan olumsuz etkilenecek türlerin başında geliyor.

Datça-Bozburun Yarımadası barındırdığı büyük memeli türlerinin varlığı açısından önemli bir çeşitliliğe sahip. Ancak ne var ki, bu türlerin varlığı insan kaynaklı sebeplerden dolayı tehdit altında. Datça’da özellikle Kocadağ ve Emecik Dağı’nda yaşayan yaban keçisi, karakulak, bozayıyla birlikte porsuk ve su samuru bu türler arasında yer alıyor.

Halen birçok kişinin geçimini sağladığı balcılık Datça’nın önemli geçim kaynaklarından birisi ve bu ürünün geleceği Datça’nın doğasının geleceğine bağlı. Bölgede önemli miktarda çam balı, kekik balı, çiçek balı ve keçiboynuzu balı üretiliyor. Bir kavanoz saf balı elde edebilmek için yaklaşık olarak 17.000 bal arısının 10 milyon çiçeği ziyaret etmesi gerekiyor.

Şimdi Uluslararası Otomobil Sporları Federasyonu (FIA)’na, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED)’na, soruyoruz, hangi hak ve salahiyetle böyle özel bir bölgeyi toza dumana boğuyorsunuz, üstelik geçen sene bölgemizdeki Ralli Şampiyonasında bir aracın sebep olduğu 22 hektar yangının üzerine, bu hoyratlık için kendinizde nasıl hak görebiliyorsunuz?

Sizi bir daha bölgemizde bu tür etkinliklerde görmek istemiyoruz.

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Datça Meclisi
Bu yazıdaki bilgiler Dr. Deniz Özüt (Biyolojikçeşitlilik Uzmanı) ve Yücel Sönmez (Doğa Derneği) Hürriyet Gazetesi, 18/05/2014 makalesinden derlenmiştir.

https://www.rally-maps.com/Rally-Turkey-2019

 


Heykelle Datça’dan Çorum’a Yuvaya Dönüş

Eylül 8, 2019

Fotoğraf açıklaması yok.

Heykelin orijinali

Ferhan Umruk

Coğrafyamızın elzem ihtiyacı olanın barış olduğu bir hakikattir.

Datça insanları 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barış umudunu bir heykelle cisimleştirerek kalıcılaştırdılar.

O heykel şimdi Akdeniz’e ve Akdeniz’in etrafındaki coğrafyaya estirdiği rüzgarla barışın çağrısını yapıyor.

Anlam yüklü bir yapıt o.

Onun etrafında söylenenler, muhtelif tevatürler, karalamalar, ne denilirse denilsin onun anlamını değersizleştiremiyor.

Hakikat böyledir.

Şimdi bu hakikatin altını önemle çizdikten sonra, sürecin öbür boyutuna yine niçin gelmek zorunda kaldığımı ifade edeyim.

Doğrusu, bu yazıyı kaleme almak konusunda epey bir tereddüt yaşadım.

Neden mi?

Çünkü, tam bir yıl önce tamamlanmış bu yapıtı yapanın kim olduğu eserin yerine konulduğu tarihe kadar hiç tartışılmezken ansızın birileri ben de varım, kolektif eser diye bir yanından sahiplenmeye başladı.

Yazının devamını oku »


DATÇA BELEDİYE MECLİSİ EYLÜL AYI TOPLANTISINDA MERKEZDE KENTPARK PLANI ONAYLANDI…

Eylül 3, 2019

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

Mehmet Erdal

Datça Belediye Meclisi’nin olağan Eylül ayı toplantısı 03.09.2019 Salı günü saat 09.30’da başladı, aralıksız devam etti; yer yer karşılıklı yapılan ve oldukça hararetli geçen farklı konulardaki tartışmalardan sonra 12.25’te sona erdi.
***
Meclis toplantısına CHP-10, AKP-3, MHP-2 tam sayı; yerel basın-2 ve biz izleyiciler de 9 kişi olarak katılım gösterdik.
***
Belediye başkanı, her zaman yaptığı gibi, resmi gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce farklı bazı konulardaki görüşlerini özet olarak meclis üyeleri, yerel basın ve biz izleyiciler ile paylaştı: Başkan ‘Bu toplantı konuşulacak çok fazla konu yok.Yaz sezonunu sonlandırılmak üzereyiz.Ufak tefek sorunlar olmuşsa da, çöplerin toplanması, çevre temizliği konularında fazlaca yoğunluk olmuşsa da, bana göre gelen misafirlerimizin mutlu olabileceği tam sınırdayız.5-10 bin kişi daha gelmiş olsaydı, biz biraz daha zorlanabilirdik. Çöpler, yoğunluk nedeniyle bazı yerlerde daha çabuk birikebiliyor. Kötü bir sezon geçirmedik. Su konusunda ciddi bir sorun yaşamadık. Trafikte sıkışıklıklar yaşandı, yaşanacak. Bu konuda her yerde, Bodrum’da, Fethiye’de de benzer şeyler yaşanabiliyor. Geçen yıla göre daha iyiyiz.

Yazının devamını oku »


Barış’a Kim İhtiyaç Duyarsa, Barış Onundur…

Eylül 2, 2019

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Aydın Bodur

Tüm dünya barış gününü, BM’nin tavsiye ettiği 21 Eylül’de kutlarken; Türkiyedeki solcular, neden Dünya Barış Konseyi’nin vaz ettiği 1 Eylül’de kutlarlarmış barışı diye yine bir ton yazı çıktı, yandaş medyada!? Sanırsınız bu güne kadar 21 Eylül’de bir Barış Kutlaması yapmışlar da, solcular katılmamış!?

Sağ Muhafazakar/Milliyetçi görüş sahiplerinin barışmak gibi bir derdi tasası olmamış ki, barış gününü kutlasın. Onun yerine halk iradesini hiçe sayma ve savaş kışkırtıcılığı, yeni fetih ve şehit edebiyatları ile hep bir öteki/düşman yaratma peşine düşülmüş.

Yazının devamını oku »