Sarı Liman’daki Utanç Abidesi Yıkımı Adalete! Takıldı…

Nisan 27, 2018

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Daha önce haberini verdiğimiz Datça Belediyesi’nin yıkım kararı aldığı Datça Sarı Liman’daki ruhsatsız bugün Belediye ekipleri tarafından yıkılacaktı. Ancak dün Belediye’ye tebliğ edilen Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı ile yıkım Adalet! tarafından engellendi.

Bu kararın doğanın katledilmesine yol açabileceğini düşünen Datçalı yurttaşlar, Sarı Liman’daki inşaat alanına giderek kararı protesto ettiler. Elele tutşarak zincir oluşturdular. Hep birlikte “Kıyılar bizimdir, talan edilemez’ sloganı attılar.

Konuyla ilgili konuşma yapan avukat Güngör Erçil şunları söyledi. “Bu yürütmeyi durdurma kararının hiçbir somut gerekçesi yok. Artık memlekette hukuk o hale geldi ki, gerekçesiz mahkeme kararlarıyla, bu tür hiç olmayacak hukuka aykırı, adalet duygusunu yerle bir eden kararlar giderek çoğalıyor. 

Mahkeme biraz Datça sosyal medyasında, giderek genişleyen Türkiye medyasında bu inşaatın açıkça katliam niteliğinde olduğundan haberdar olurlardı.  

Yürütmeyi durdurmanın haklı bir gerekçesi olsa, bu kararda yer alırdı. Öyle bir şey yok.

Şimdi idari dava var. Belediye buna cevap verecek. Bu inşaatın hukuksuzluğunun belgelerini mahkemeye sunacak. Mahkeme bunun üzerine tekrar değerlendirme yapacak. Bu geçici bir  yürütmeyi durdurma kararı. 

Belediye ruhsatsız bu yapının belgelerini mahkemeye sunduğunda, şu kadarcık hukuk kalmışsa, yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması gerekir. Kaldırmazsa bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu var Belediye’nin.

Datça Kent Konseyi Başkanı Hayriye Balkan Kent Konseyi Kıyı Kullanımları Çalışma grubunun bildirisini okudu.

🛑DATÇALILARA VE KAMUOYUNA DUYURU

Datça Kent Konseyi Kıyı Kullanımları Çalışma Grubu olarak, Datçalı yurttaşlarla birlikte;
– Kıyılarımızın ve ayrılmaz parçası olan doğamızın, hepimizin ortak varlığı olduğu unutulmadan korunmasını ve tüm halkımız tarafından serbestçe kullanılmasını,
– Koruma ve kullanma ilkelerinin, somut olarak, ilgili tüm kesimlerin uzlaşımıyla belirlenmesi gerektiğini;
– Yaşadığımız coğrafyanın büyük bölümünün Özel Çevre Koruma Bölgesi olduğu göz önünde bulundurularak, koruma-imar hukukuna ve kamunun yararına uygun biçimde kullanılması gerektiğini,
– Doğamızın ve tarihimizin talan edilmesinin kabul edilemez olduğunu,
Temel ilkeler sayıyoruz.​
Birinci derece doğal sit alanı ve arkeolojik sit alanı içerisinde yer alması nedeniyle titizlikle korunması gereken ve imara-yapılaşmaya kapalı Sarı Liman’da, ruhsatsız başlanan inşaata, Belediye’nin iki kez mühürlemesine, ceza kesmesine rağmen, suç işlenip mühür sökülerek devam edildiği malumunuzdur.
​Burada söz konusu olan, sadece bir mevzuata aykırı eylem değildir. Yapılan şey, bir, hepimizin ortak varlığına arsızca el koyma girişimi; bir, ‘orman kanununa uygun davranış’tır. Bu davranış, geniş bir yurttaş topluluğunun temel haklarını ihlal etmektedir.
​Biz Datçalılar, bu fütursuz davranışı, doğamıza bu kadar kolay el konulmasını kabul etmediğimizi ve asla etmeyeceğimizi açık biçimde ifade ediyoruz.
​Datça Belediyesi’nin, bu hukuk tanımaz davranış karşısında gösterdiği duyarlılığı sonuna kadar destekliyor, bu desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.
​Datça’yı yaşanılır bir yer olmaktan çıkaracak bu tarz eylemleri, her ne pahasına olursa olsun engellemeyi, Datça ve daha genel olarak ülkemiz için omzumuza yüklenmiş bir borç sayıyoruz. Alınan yürütmenin durdurulması kararının süresi içinde inşaatın tamamlamasına ve sonrasının olağanlaşmasına izin vermeyeceğimizi, konuyu, sonuna kadar takip edeceğimizi belirtmek istiyoruz.
​Bu kadar kör parmağım gözüne hukuka aykırılık, bu kadar kabul edilemez bir girişim karşısında, Belediye’nin yıkım kararı hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmesi de ayrı bir vahim duruma işaret etmektedir. Bu somut olayda, hukukun, hukuk tanımazların koruyucusu durumuna düştüğüne, ne yazık ki, bir kez daha tanık oluyor; bunu kabul etmiyoruz.
​Datça kamuoyunun duygularına tercüman olduğumuzu düşünerek biz, sınır tanımaz talan zihniyetinin, köpeksiz köyde değneksiz gezme tutumunun bu somut örneğini, unutuşun kaderine terk etmeyeceğimizi; konunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı; bu kabul edilemez gidişata mutlaka dur diyeceğimizi, îzan ve insaf sahibi tüm kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Datça Kent Konseyi
Kıyı Kullanımları Çalışma Grubu


Datçalılar Haydi 1 Mayıs’a

Nisan 26, 2018

Bu yıl da 1 Mayıs Datça’da kutlanıyor.

Datça Demokrasi platformunda yer alan Eğitim-Sen, Tüm Emekli -Sen, Disk Emekli-Sen, Veli-Der, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Anadolu kültür vakfı, CHP, HDP, EMEP, ÖDP tarafından düzenlenen yürüyüş ve mitinge bu kuruluşlar ‘Datçalılar Haydi 1 Mayıs’a‘ çağrısı yapıyor.

Yürüyüş 1 Mayıs Salı günü saat 13.00’te  Şenkaya kavşağında başlıyor.

Otomatik alternatif metin yok.


Ve Datça’nın Sarı Limanı Beton Saldırısından Kurtuluyor…

Nisan 25, 2018

Görüntünün olası içeriği: açık hava

Datça’nın güzelim koylarından ve sit alanı olduğundan inşaat yasağı bulunan Sarı Liman’a yapılan  inşaat Datça Belediyesi tarafından   verilen cezalara rağmen sürdürülünce 27 Nisan Cuma günü yıkılmasına karar verildi.

Datçalıların duyarlığı, Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar’ın kararlılığı ile doğaya yapılan bu saldırı püskürtülüyor.

Datçalıların  duyurusu şöyle: 27 Nisan Cuma günü saat 9:30’da Datça Belediyesi önünde toplanıp bu kaçak yapının yıkımına gidecek olan Belediye ekibine eşlik edeceğiz. Kurubük’te yaptığımız gibi Sarı Liman’da da sit alanlarımızda kaçak yapılara izin vermeyeceğimizi en güçlü katılımla dosta düşmana gösterelim diyoruz.

Datça Belediye Başkanı CHP’li Gürsel Uçar konuyla ilgili daha önceki açıklamasında şunları söylemişti: Kaçak otel inşaatıyla ilgili gerekli yasal işlemlerin sürdürüldüğünü söyledi. İnşaat hakkında kaçak yapı tutanağı tutularak, 26 bin TL’lik para cezası kesildiğini ifade eden Uçar, “İnşaat hakkında aynı zamanda yıkım kararı alındı. Buna rağmen inşaata devam edildiğini tespit ettik. Üç defa mühür fekki yapıldı. Datça Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. 27 Mart itibariyle, kaçak yapının yıkılması, aksi halde inşaatın belediye ekiplerince yıkılarak, masrafının kendilerinden tahsil edileceğini tebliğ ettik. Yasal sürenin dolmasını bekliyoruz. 27 Nisan’da bir aylık süre dolacak ve o tarihte, inşaatı belediye ekipleri tarafından yıkacağız.


“Kıyılar halkındır, işgal edilemez!”/Datça Kıyı Çalışma Grubu

Nisan 18, 2018

Datça Kent Konseyi Kıyı Çalışma Grubu bugün yaptığı toplantıda, MUÇEV Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. (MUÇEV) adlı kuruluşun Datça’da yasal olarak halkın kullanımına açık olması gereken kıyıları, kumsalları işletmelere kiralamasının mümkün olmadığı açıklamasını yaptı.

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

Açıklama şöyle:

Datça Kent Konseyi Kıyı Çalışma Grubu olarak, kıyılarımızın hepimizin ortak varlığı olduğu unutulmadan korunmasını ve tüm halkımız tarafından serbestçe kullanılmasını, vazgeçilmez temel ilkeler olarak kabul ediyoruz.​
​Datça’mız yaklaşık 235 km uzunluğunda kıyı hattına sahip olup, bu hat içinde 52 civarında irili ufaklı koy bulunmaktadır. Tüm bu kıyı şeridi ve koylar, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yer almaktadır. Tüm Özel Çevre Koruma Bölgelerinin toplamda sahip olduğu 1100 km kıyı hattının yaklaşık 1/5’i Datça’dadır. İşte bu sebeplerle, Datça kıyılarının nasıl korunacağı ve nasıl kullanılacağı, hepimizi ilgilendiren çok önemli bir konudur.
​Anayasa’nın 43. maddesi ile başlayıp, Kıyı kanunu ve bağlı yönetmelikler ile devam eden mevzuat bütünü, öncelikle kıyı alanlarının kamuya ait olduğunu, bu alanlarda mülkiyet oluşturulamayacağını ve herkesin serbestçe kullanımına açık olması gerektiğini düzenler. Ardından da, eğer bir kullanım ya da yönetim düzenlenme gereği varsa, bunun ancak kamu yararına çalışan kurumlar tarafından yapılabileceğini söyler. Bu yasal önceliklerin gereği olarak, Datça kıyılarının yönetilmesi konusunun, öncelikle ilçemiz ve genelde kamu yararı gözetilecek şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
​Kıyı Kanunu’nun 13. maddesi, Belediye sınırları içinde Kanun uygulamalarının kontrol sorumluluğunu Belediyelere vermektedir. Yani, kıyılarda oluşacak her türlü yasadışı müdahaleyi takip ve kontrol sorumluluğu Belediyelerdedir. Diğer yandan, Belediye Kanunu’nun hükümleri çerçevesinde, kıyılarımızın temizliği, atık toplama, içme suyu, atık su gibi temel hizmetler başta olmak üzere, tüm hizmetlerin yürütülmesi sorumluluğu da belediyelere yüklenmiştir. Bu düzenlemelerin sonucu olarak, Belediyelerimizin kıyılarımızın yönetiminde çok önemli bir aktör olduğu kuşkusuzdur ve yerinden yönetim ilkesi de ancak böyle gerçekleşir. Kamu görevlerinin yürütülmesinde yetki ve sorumluluğun birbirinden ayrılmaz olması da temel bir prensiptir. Görev ve sorumluluklar kadar yetkilerin de yerelleşmesi gerekir.
​Bu noktaya kadar yaptığımız değerlendirmeler göz önüne alınırsa, kıyılarımızın tahsis ve emanet edileceği kuruluş, kâr amaçlı işletmeyi gözeten MUÇEV Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. (MUÇEV) ve benzerleri olamaz. MUÇEV’in yetkisizliği ve göreve uygunsuzluğu aksi iddia edilemeyecek kadar net olduğu için, iki ayrı yargı sürecinde MUÇEV’in Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla yaptığı iki ayrı protokol mahkemelerce iptal edilmiştir. Akyaka Kadın Azmağı ve Dalyan Kanalı için işletme hakkını düzenleyen protokoller, MUÇEV Ltd Şti, yönetmeliğin 42. Maddesinde sayılan ‘kamu yararına’ kuruluşlar arasında olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir.
​Bu yargı kararlarına rağmen, kıyılarımızla ilgili asıl sorumluluk sahibi Datça Belediyesi’ne herhangi bir bildirimde bulunulmadan, 2017 yılı Haziran ayı içerisinde, MUÇEV Datça kıyılarında 5 ayrı noktada, plajların kullanma ve işletmesini buralarda yer alan tesislere devreden sözleşmeler imzalamıştır. Bu sözleşmeler, MUÇEV’in Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile imzaladığı protokole dayandırılmaktadır.
İki ayrı davada benzer protokolleri iptal edilmiş olan, yetkisizliği mahkeme tarafından karara bağlanmış olan ve buna rağmen halen (en son Kurubük’te) yeni alanlar için sözleşme ve ihale sürecini sürdüren MUÇEV ile geçtiğimiz yıl sözleşme imzalamak zorunda bırakılmış olan Datçalı işletmeler, önemli bir yanılgı içinde olabilirler. MUÇEV ile imzaladıkları sözleşmenin, kendilerine kıyılarda kullanım ve işgal hakkı tanıdığını düşünüyor olabilirler; Anayasa ve Kıyı Kanunu hükümlerine göre bu büyük bir yanılgı olur.
MUÇEV ve Bakanlık arasında protokol yapılabilmesine gerekçe olarak gösterilen yönetmeliğin 65. maddesi Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Danıştay, kıyılarda işletme hakkını düzenleyen bu maddenin iptaline ilişkin kararında, Anayasa ve Kıyı Kanunu çerçevesinde; kıyı ile sahil şeridinin farklı kavramlar olduğunu, kıyıların kamunun serbestçe kullanmasına açık olması gerektiğini, kıyıda hiçbir yapı yapılamayacağını, tel, çit gibi kullanım engelleri oluşturulamayacağını belirten hükümleri kararına gerekçe olarak göstermiştir. Bu hükümlerin, koruma ve kullanma açısından kesin ilkeler koyduğunu, sahil şeritlerinin kullanılmasına ilişkin düzenlemelerin kıyıda uygulanamayacağını, tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta ifade etmiştir.
Gerek, Dalyan ve Akyaka’da iki protokolün iptali (biri Danıştay tarafından onaylanmış), gerekse yönetmeliğin 65. Maddesinin iptali kararlarıyla, hem MUÇEV’in kıyı alanlarını işletmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, hem de kıyının serbestçe kullanımının engellenemeyeceği kesin olarak tespit edilmiştir.
Bu kararlardan sonra, MUÇEV’in kıyı alanlarımızı bizzat işletmesinin de kiraya vermesinin de hukuka aykırı olduğu tescil edilmiş, tartışmasız bir nitelik almıştır. Bu çerçevede, MUÇEV’in İlçemizde sınırlı sayıda işletme ile imzaladığı kullanma ve işletme protokollerinin de hiçbir hukuki dayağı kalmamıştır.
Yine yukarıda açıklanan gerekçelerle, Mesudiye-Kurubük Koyu kıyı alanında şezlong ve şemsiye işletmeciliği yapılmak üzere düzenlediği, 26.01.2018 tarihli kiralama ihalesinin iptal edilmesini de bir lütuf değil, yukarıda açıkladığımız çerçevede, hukukun gerektirdiği bir zorunluluk olarak görüyoruz.
​Bu zorunluluk, Kurubük örneğiyle sınırlı değildir. MUÇEV Ltd. Şti. tarafından,benzer tüm yeni kiralamalar ve doğrudan işletme faaliyetleri olduğu gibi, daha önce imzalanmış protokollerin ve buna dayanarak imzalanmış kira-işletme sözleşmelerinin sürdürülmesi de açıkça hukuka aykırı olup, mahkeme kararlarını uygulamamak niteliğinde olacaktır.
Bu nedenlerle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile MUÇEV Ltd. Şti. arasında imzalanmış tüm protokollerin derhal iptal edilmesi gerekmektedir.
​Kent Konseyi Kıyı Çalışmaları Grubu olarak, kıyılarımızın herkes tarafından serbestçe kullanımı için gereken her şeyi yapmaya kararlı olduğumuzu, bu çabamıza tüm halkımızın katkıda bulunmasını beklediğimizi, tüm hemşerilerimize ve kamuoyuna saygı ile duyururuz.
“Kıyılar halkındır, işgal edilemez!”

DATÇA KENT KONSEYİ KIYI KULLANIMLARI ÇALIŞMA GRUBU
Nisan 2018


15 Nisan Dünya Sanat Günü/ Muktedirler Sanatı Fethedemez…

Nisan 15, 2018

 

 

leon

Ferhan Umruk

Dünya sanat günü her yıl 15 Nisan Günü 2012 yılından beri kutlanmaktadır.

Meksika’da 2011 yılında yapılan UNESCO 17. Dünya Sanat Dernekleri genel kurulunda Türkiye’yi temsil eden Uluslararası plastik Sanatlar Derneği Başkanı Bedri Baykam’ın önerisiyle, Leonardo Da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan’ın Dünya Sanat Günü olarak kutlanması genel kurulda kabul edildi.

Datça Yarımadası’nın antik tarihten beri sanatın beşiği olmuş bir coğrafya olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu hakikate sahip çıkarak, bu zenginliğin gelecek kuşaklara devredilecek bir hazine olduğunun bilinciyle yol almak gerekiyor.

Sanat, varlığı ve doğası gereği karşı çıkış karakteri ile belirlenir.

Sanatın doğası gereği karşı çıkış karakteri, sanatçının bilinçli olarak veya bilinç dışı eserini üretmesiyle alakalı değildir. Sanat asi bir çocuğun hırçınlığını, fırçasıyla tuvale, çekiciyle mermere, notalarla müziğe yansıtır.

Muktedirler sanatla olan huzursuzluklarını,onu ehlileştirerek veya yasak ve baskıyla dindirme yolunu denerler. Sanatı ehlileştirmeyi başardıklarını sandıkları anda, yeni bir asilik ekolü doğarak, sanatın yaşamına can katar.

Sanatın yaratıcılık ihtiyacını karşılayan gürül gürül akan özgürlük pınarıdır. Özgürlük pınarı kuruyorsa eğer, sanatın da nefesi kesilmeye başlıyor demektir.

Yasaklar ve baskılarla iktidarlarını perçinlemeye yönelen muktedirler sanatı fethetmeye kalkarlar ama fethetmeleri mümkün değildir. Onlar bu yönelişleriyle sakilleşerek, sanatın ölüm fermanını yazarlar.

Oysa ki sanattır toplumlara can suyunu verip onu yeşerten. Can suyunu kaybeden toplumlar sadece sanatı kaybetmez, kendi varlıklarını da yıkıma sürüklerler.

Sanat yaşamdır, yaşam da sanat…

 


11-12-13 Mayıs “Can Yücel Kültür Sanat Festivali” Programı Açıklandı…

Nisan 10, 2018

Datça Kültür Sanat Dayanışması tarafından hazırlanmakta olan Can Yücel Kültür Sanat Festivali programı açıklandı

Datça’yı sevgiyle sararak mekanı belleyen Can Yücel’i, Datçalılar da onu anmak ve sevgiyle sarmak için 11-12-13 Mayıs’ta kültür sanat festivali düzenliyorlar.

Onun şiirleriyle, başka bir dünya özlemiyle, Mayıs günlerinde gök kubbeye sedalarını yükseltecekler.

Başka bir dünya isteyenler elbette Datça’ya…

Can Yücel ile ilgili görsel sonucu

 

FESTİVAL PROGRAMI

can yüc 1

Can Yüc 2

Can Yüc 3

Can yüc 4


11/12/13 Mayıs’da “CAN YÜCEL KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ” Datça’da…

Nisan 5, 2018

GELİN CAN’A CAN KATALIM

Datça’ya festival geliyor.
11/12/13 Mayıs’da “CAN YÜCEL KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ” Datça’da…
Datça Kültür Sanat Dayanışması(DKSD) inisiyatifi üç gün boyunca tüm yarımadayı kapsayan etkinliklerle kültür-sanat ve doğa rüzgarı estirmeyi amaçlıyor.
Müzik mi?..
Konserler, sokak şarkıcıları, yerel müzisyenler, halk korosu sizi bekliyor,,.
Şiir mi?..
Şairlerimizin kendi ağızlarından şiire doyacaksınız…
Fotoğraf ve resim sergileri sokaklarımızı süsleyecek…
Tiyatro mu?..
Olmaz mı?.
Doğa sporu mu?
Tabi ki var…
Birkaç gün içinde 3 günlük programın ayrıntılarını açıklayacağız…