Datçalılar da Boğalara Eziyete Karşı

Eylül 20, 2013

BOĞALARA EZİYET YAPILMASIN, ÖLDÜRÜLMESİN DİYORSAN… DATÇA’YA DA HATIRLATMA!!!

Boğa


Datça’da Devlet Terörüne ve Savaşa Karşı Yürüyüş Düzenlendi

Eylül 11, 2013

Bugün saat 18.00’de Datça Dayanışması’nın çağrısıyla Datça Öğretmen Evi arazisi önünde toplanan Datçalılar, demokratik haklarını kullanarak gösteri yapan 6 gencin ölümüne sebep olan devlet terörünü ve hükümetin savaş kışkırtıcısı tutumunu protesto ettiler.

Fotoğraf-0006

Burada ‘Yaşasın Halkların Kardeşliği’ , ‘Savaşa Vicdanen Karşıyım’, Savaşlarda Sermaye Kazanır Ağıtlar Türkçe Kürtçe Arapça Yakılır’, Her yer Taksim Her yer Direniş’, Her yer Tuzluçayır Her yer Direniş’, ‘Biji Aşiti’. ‘Biji Bratiya Gelan”Savaşa Hayır’ pankartları taşıyan kitle en önde  Güler Yücel olmak üzere,

 

yür gler

yol boyunca yürüyüşe başladı. Yürüyüş boyunca sloganlar atan kitleyi  halk alkışlarla destekledi.

Yürüyüş Cumhuriyet Meydanına kadar sürdü. Burada toplanan kitleye Datça Dayanışması’nın basın açıklaması Hüseyin Cihan tarafından okundu.

meydan 2

Öldürülen 6 gencin isimler tek tek okundu, her isim okunuşunun ardından  kitle ‘Yaşıyor’ diye bağırdı.

Basın açıklaması şöyle:

 

BASIN AÇIKLAMASI

 

BİZ DATÇALI ÇAPULCULAR POLİS DEVLETİ DEĞİL ÖZGÜRLÜK, SAVAŞ

DEĞİL BARIŞ İSTİYORUZ

 

 

Demokrasi vaatleriyle iktidar olan AKP hükümeti, bu vaadinin aksine her geçen gün otokratik bir yönetime doğru hızla ilerliyor.

 

Hükümet ülkenin birçok yerinde parkı, ağaçları korumak isteyen halka polis güçlerini Toma ve gaz bombalarıyla saldırttı. Bu saldırılar her geçen gün giderek şiddetini artırıyor. Ethem Sarısülük, Medeni Yıldırım, Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert ve Ahmet Atakan gencecik yaşlarında vahşi saldırıların kurbanı olup, hayatlarını kaybettiler.

 

Bu hükümet, bir yandan özgürlük ve barış isteyen halkla savaş haline girerken, diğer yandan da “komşularla sıfır sorun” şiarıyla başlattığı barışçı politikadan sıyrıldı. Şimdi, Suriye’ye karşı savaş çığırtkanlığının borazancıbaşısı haline dönüştü.

 

AKP çözüm vaatleriyle iktidar oldu ama farklı inançlara sahip olanların hiçbir talebini yerine getirmedi. Alevilerin ibadet yerleri olan cemevlerinin yasallaşmasına binbir türlü engel çıkarttı, çıkartmaya devam ediyor.

 

Bütün bunlar da yetmedi, hükümet 40.000 Türk ve Kürt gencinin canına mal olan savaşı sonlandırmak üzere başlattığı barış-çözüm sürecini, anadil gibi Kürtlerin temel demokratik haklarını sürüncemede bırakarak tıkıyor, anaların gözyaşı dökmesinin kapısını aralıyor.

 

Bütün bu vahim gidişatı durduracak yegâne güç, başka hiçbir şey değil sadece ve sadece halkın direnişidir. Biz DATÇALI ÇAPULCULAR özgürlük ve demokrasi için mücadele edenlerle dayanışmaya ve tüm direnenlerin bir halkası olmaya devam edeceğiz.

 

ONLARIN GRİ DÜNYASI ONLARIN OLSUN

BİZ GÖKKUŞAĞININ TÜM RENKLERİNİ KUCAKLAYACAĞIZ.

 

 

DATÇA DAYANIŞMASI


ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ İÇİN BİZ DATÇALI ÇAPULCULAR 11 EYLÜL ÇARŞAMBA GÜNÜ SAAT 18.00’DE DATÇA ÖĞRETMEN EVİ ARAZİSİ ÖNÜNDE TOPLANIYORUZ.

Eylül 9, 2013

Demokrasi vaatleriyle iktidar olan AKP hükümeti, bu vaadinin aksine her geçen gün otokratik bir yönetime doğru hızla ilerliyor.

Hükümet, polis güçlerini, parkı, ağaçları korumak isteyen kendi halkına karşı Taksim’de Toma ve gaz bombalarıyla saldırttı. Dün de ODTÜ’de, Tuzluçayır’da, Cizre’de bu saldırgan tutum sürdürüldü..

Bu hükümet, bir yandan kendi halkıyla savaş haline girerken, diğer yandan da ‘komşularla sıfır sorun’ şiarıyla başlattığı barışçı politikadan sıyrılarak, şimdi, Suriye’ye karşı savaş çığırtkanlığının borazancıbaşısı haline dönüştü.

Bütün bunlar da yetmedi, hükümet 40.000 Türk ve Kürt gencinin canına malolan savaşı sonlandırmak üzere başlattığı barış-çözüm sürecinin gereği olan, anadil gibi Kürtlerin temel demokratik haklarını sürüncemeye bırakarak süreci tıkıyor, anaların gözyaşı dökmesinin kapısını aralıyor.

Bütün bu vahim gidişatı durduracak yegane güç başka hiçbir şey değil sadece ve sadece halkın direnişidir. Biz DATÇALI ÇAPULCULAR özgürlük ve demokrasi için mücadele edenlerle dayanışma için toplanacağız direnenlerin bir halkası olacağız.

ONLARIN GRİ DÜNYASI ONLARIN OLSUN
BİZ GÖKKUŞAĞININ TÜM RENKLERİNİ KUCAKLAYACAĞIZ.

DATÇA DAYANIŞMASI


Datçalılar Denizde Barış Zinciri Oluşturdu. Merdivenler Rengâheng Boyandı

Eylül 1, 2013

Datçalılar  Öğretmen Evi arazisinde toplanarak 1 Eylül Barış Günü’nü kutladılar. Datça Dayanışması’nın  düzenlediği etkinliğin yıkılan Öğretmen Evi arazisinde başlamasının nedenini bu alanın bütün Datça halkının kullanacağı bir park olması talebiyle ilgili olduğunu açıkladılar.

dat gezi

Burada  ”Datça Gezi Parkı” pankartını açtılar. “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganlarıyla, bu alanı yağma etmek isteyenleri engelleyeceklerini ifade ettiler.

Alanda toplanan Datçalılar daha sonra el ele tutuşarak denizin içinde barış zinciri oluşturdular.

zincir

Sahil boyunca uzanan barış zinciri tamamlandığında, Gökçer Karaağaç basın açıklamasını okudu. Basın açıklaması şöyle:

BİZ ÇAPULCULAR SAVAŞA KARŞIYIZ

1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutlarken savaş çığırtkanları yine savaş tamtamlarıyla etrafı velveleye veriyorlar.

Neymiş? Kurtaracaklarmış insanları. Bizler sizin nasıl kurtarıcılar olduğunuzu biliyoruz. Kurtarıcı olarak girdiğiniz toprakları kan gölüne çevirdiğinizi gördük, hafızamıza nakşettik.

Şimdi de Suriye’de kurtarıcılığa soyunuyorsunuz.

Neyi kurtarmayı amaçladığınızı çok iyi biliyoruz. Ortadoğu’nun petrolleriyle semiren kapitalistlerin kârlarıdır kurtarmak istediğiniz.

Kimyasal silahları insanları öldürmek için üreten sizsiniz. Bu kitle katliamı silahlarını satıp kârlarınıza kâr katan da sizsiniz.

Bugün Suriye’de kimyasal silah kullanıldı diye, kurtarıcı kisvesine bürünüyorsunuz. Dün Irak’ı da bu tür yalanlarla işgal ettiniz, yüz binlerce insan hayatını kaybetti.

Artık sizin yalanlarınıza inanmıyoruz. Bu yalanlarla etnik iç savaşları, mezhep çatışmalarını körükleyerek dünyayı ortaçağ karanlığına sürüklüyorsunuz.

Siz dünyanın ve bu toprakların muktedirleri her yeri bombalarınızın gri dumanlarıyla boğmak istiyorsunuz. Siz taşı toprağı, havayı griye boyamak isterken, biz çapulcular dünyanın gökkuşağının renkleriyle donanmasını istiyoruz.

Biz bu topraklarda yaşayanlar savaş nedir biliyoruz. 30 yıldır süren savaşın sonucunda bugüne kadar 40.000 Türk-Kürt genci hayatını kaybetti. Ötekileştirilen Kürt halkının en temel demokratik hakları muktedirler tarafından esirgendi. Çözümü silahta gören muktedirler binlerce gencin ölümüne sebep oldular.

Biz bu topraklarda da, dünyada da tek çözümün barış olduğunu savunuyoruz. Hiç kimsenin dilinden, inancından, ırkından, cinsel kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğramadığı bir gelecek mümkündür.

Bugün “White Sea!” ile Ege Denizi arasındaki yarımada olan Datça’da el ele tutuşarak barış zinciri oluşturan bizler, Türkiye’nin her kentinde, kasabasında oluşan zincirin bir halkası olduk. Savaşı durdurabilecek olan da bizlerin bu direnişi olacaktır.

Datça sevdalısı CAN BABA barış için şöyle seslenmişti şiiriyle. En iyisi şimdi onu dinlemek…

Soğuk harp bitti
Sıcak savaşlar başladı
Memleketim de bir iç savaş halinde
Memleketim bir iç kanamada
Mezralar yanıyor
Köyler yanıyor
İçim yanıyor
Çocuklar ağlıyor
Analar ağlıyor
Anamız ağlıyor
İçerde on bin aç
Dışarda yüz binlerce çıplak
Barış için dövüşelim

Dövüşelim barış için

Datça Dayanışması

merdiven

Basın açıklaması okunduktan sonra Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan Datçalılar meydanın karşısında bulunan merdiveni gökkuşağı renklerine boyadılar